Var Mı Böyle Bir Amelimiz?

0 1.265

Muteber hadis kaynaklarında yer alan rivayetlerde, Nebiler Serveri (sallallahu aleyhi ve sellem) geçmiş dönemlere ait şöyle bir kıssa anlatır: “Sizden önceki topluluklardan birinde üç arkadaş bir yolculuğa çıkarlar. Akşam olunca istirahat etmek için bir mağaraya sığınırlar. Onlar mağaradayken, yukarılardan kopup gelen büyük bir kaya mağaranın kapısını kapatır. Oradan çıkmak imkânı yoktur. Kendi aralarında buradan nasıl kurtulabileceklerini konuşurlar. Sonunda şöyle bir karara varırlar: Herkes Allah nezdinde en makbul olduğunu düşündüğü bir amelini şefaatçi yapsın ve Cenab-ı Hakk’dan ferec ve mahreç talep etsin.

Her biri ayrı bir köşeye çekilip tazarruya başlarlar. Onlardan ilki şöyle dua eder: ‘Ya Rabbi! Benim oldukça yaşlı annem ve babam vardı. Ben onları çok kollar, hatırlarını gözetirdim. Her akşam onlara sofra kurmadan ne çocuklarıma ne de hayvanlarıma bir şey yedirirdim. Bir akşam sürülerimin başından geç vakitte döndüm. Eve geldiğimde annem de babam da uyumuşlardı. Onları uyandırmaya kıyamadım. Onlara vermeden de ailemle yemeyi uygun bulmadım. Sütleri ellerimde saatlerce uyanmalarını bekledim. Ya Rabbi ben bunu sadece Senin rızanı tahsil için yaptım. Eğer bu amel, Senin nezdinde bir kıymet ifade ediyorsa ne olur bizi bu sıkıntıdan kurtar!’
Bu duadan sonra mağaranın kapısında bir gürültü duyuldu. Kaya yerinden bir miktar kıpırdamıştı ama henüz çıkacak kadar yer açılmamıştı.

Sonra ikinci arkadaş ellerini açtı ve şöyle dua etti: ‘Allah’ım! Benim bir amcakızım vardı. Onu herkesten çok seviyordum. Ondan kâm almak istedim ama bana hiçbir zaman yüz vermedi. Bir kıtlık senesinde elime düştü. Paraya ihtiyacı vardı. Ona kendini bana teslim etmesi mukabilinde yüz yirmi dinar verdim, mecburen kabul etti. Tam arzuma nail olacağım sırada, “Allah’tan kork da iffetime dokunma!” dedi. Bir anda ürperdim, iliklerime kadar titredim. İnsanlar arasında en çok sevdiğim kimse olduğu halde, Sen’den korktuğum için onu bıraktım, verdiğim parayı da geri almadım. Allah’ım! Eğer bunu Senin rızan için yapmışsam, bizi bu sıkıntıdan kurtar!”

Bu duanın ardından mağaranın kapısında büyük bir gürültü duyuldu. Kaya biraz daha açılmıştı ama henüz çıkmaya imkân yoktu.

Sonra üçüncü arkadaş ellerini açtı ve şöyle dedi: “Rabbim, yanımda bir işçi çalıştırdım. Diğer işçilerin ücretini verdiğim gibi, onun ücretini de ödemek istedim ama o, ücretini almadan gitti. Onunla bir koyun karşılığında anlaşmıştık. O gidince ben, hakkı olan koyunu elimde tuttum, üremesine zemin hazırladım. Aradan seneler geçti ve bu bir tek koyun büyük bir sürü hâline geldi. Derken, bir gün adam kapımı çaldı ve benden hakkını istedi. Ben de sürüyü göstererek, ‘İşte bunlar senin hakkındır.’ dedim. ‘Ben fakir bir insanım, benimle alay etme.’ deyince; ‘Vallâhi, alay etmiyorum, alıp da götürmediğin o koyun işte bu hale geldi. Şimdi al götür’ dedim. Sevine sevine bütün sürüyü alıp götürdü. Rabbim, bunu ben kul hakkına riayet ve Senin rızan için yaptım. Eğer bu amelimin Senin nezdinde bir değeri varsa bizi bu sıkıntıdan kurtar!”

Bu duanın ardından mağaranın kapısında büyük bir gürültü koptu. Koşup baktıklarında o koca kayanın yuvarlanıp gittiğini gördüler. Selametle dışarı çıktılar.”

Bugün hem şahsi hem de içtimai hayatımızın kapısına yuvarlanıp gelmiş kocaman kayalar var. Nefis, şehvet, korku, istikbal endişesi, makam, mevki, alkış, takdir, aferin kayaları gibi yüzlerce kaya, her gün gelip gönül hanemizin kapısını kapatıyorlar. Aynı şekilde zulümler, haksızlıklar, türlü isnatlar, ardı arkası kesilmeyen iftiralar, hapisler, sürgünler, dökülen kanlar, yurdunu yuvasını terk etmek zorunda kalan canlar… Bütün bunlar karşısında adeta lâl kesilmiş insanlar ve körelmiş vicdanlar…

Bu sıkışmışlıktan kurtulmak için mağaradaki üç arkadaş gibi, her şeye hükmü geçen, kalbler elinde olan Kudreti Sonsuz’a, içine hiç riya bulaşmamış, rengi solmamış, sadece O’nun için yaptığımız amelleri vesile kılarak teveccüh etmek ve geceler boyu gözyaşı dökerek ızdırar diliyle Ulu Dergâh’ın kapı tokmağına dokunmak gerekiyor.
Var mı böyle amellerimiz?

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.