Üç gömlek, üç mesaj

0 207

 

Cafer Can

Kur’an-ı Kerim’de en güzel kıssa diye nazara verilen Yusuf kıssası, her döneme olduğu gibi günümüze de işaret eden birçok mesaj içermektedir. 

Kardeşleri, kıssanın başında Yusuf’u öldürmeye götürmüşler fakat bu fikirlerinden vazgeçip öldü süsü vermek için gömleğini kana bulayıp babalarına getirmişlerdi. Hz. Yakup Peygamber ferasetiyle gömlekteki kanın sahte olduğunu anlamış buna rağmen ağlamaktan ve üzüntüden gözleri görmez olmuştu.

Cenâb-ı Hakk’ın hususi korumasıyla kardeşlerinin kin dolu tuzağından kurtulup hayatına sarayda devam eden Hazreti Yusuf, bu sefer de Zeliha’nın çirkin iftirasıyla karşılaştı. Sureyi okuyanların malumu olduğu üzere, iffet abidesinin gömleğinin arkadan yırtılmış olması, masumiyetine delil oldu. Fakat Yusuf (a.s.): “Ey Rabbim! Zindan, bunların beni davet ettikleri o işten daha iyidir.” diyerek bile bile hapsi tercih etti.

Nihayet hapisten kurtularak Mısır’a vezir olan Yusuf (a.s.), üzerine kokusunun sindiği gömleğini, kardeşlerinin eliyle babasına gönderdi. Vaktiyle üzüntülerin kaynağı olan gömlek, bu sefer de Hz. Yakup’un gözlerinin eski haline dönmesine vesile olmuş ve mutluluğun kaynağı olmuştu.

Namazdaki kıraatin uzunluğu ne kadar olmalıdır?

İmamlık yapanların namazda okuyacakları sureyi seçerken, cemaatin durumunu gözetmeleri, kimseyi namazdan soğutmamaları çok önemlidir.

Fukahanın çoğunluğu, seferi ve hasta olmayanların sabah ve öğle namazlarının farzında, uzun sûrelerden, ikindi ve yatsı namazlarında, orta uzunluktaki sûrelerden, akşam namazında ise kısa sûrelerden okunması gerektiğini ifade etmişlerdir.

Ayrıca namazların birinci rekatındaki kıraatin ikinciden uzun olmasına dikkat edilmeli, ikinci rekâtta birinciye nispetle daha kısa sure okunmalıdır.

Kıraatte dikkat edilmesi gereken diğer bir husus da sûre ve ayetlerin Kur’an’daki sırasına göre okunmasıdır. Geriye doğru okumak doğru olmadığı gibi bir sûre atlayarak okumak da doğru değildir. Eğer sırasına göre okunmayacaksa, en az iki sûre atlanmalıdır.

Küçüklerin susması edep mi?

İbn Ömer, yaşı küçük olmasına rağmen, zaman zaman Efendimiz’in ashabıyla yaptığı sohbetlere katılırmış. Herkesin fikirlerini rahatlıkla söylediği bu sohbetlerin birinde Efendimiz’in hurma ağaçlarıyla ilgili sorduğu bir soruyu hiç kimse bilememiş.

Sohbetten sonra İbn Ömer, babasına, cevabı bildiğini fakat saygıdan dolayı söylemediğini anlatınca, Hz. Ömer: “Eğer cevap verseydin bu benim daha çok hoşuma giderdi” diyerek, oğluna bundan sonra nasıl davranması gerektiğini işaret etmiş.

Ulü’l-azm peygamberler ve sıfatları

Hz. Muhammed (s.a.s.), Habibullah

Hz. Âdem (a.s.), Safiyullah

Hz. Nuh (a.s.), Neciyullah

Hz. İbrahim (a.s.), Halilullah

Hz. Musa (a.s.), Kelimullah

Hz. İsa (a.s.), Ruhullah ve Kelimetullah

 

Şiir

Ger beni yandırsalar,

Külüm oddan kavursalar,

Toprağımı savursalar,

Settâr senden dönmezem. (Nesîmî)

 

Hadis

“Kişinin mâlâyâniyi terketmesi müslümanlığının güzelliğindendir.” (Tirmizi)

Ayet

“Biz zafer ve muvaffakiyet günlerini insanlar arasında döndürür dururuz.” (Âl-i İmrân,140)

 

 

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.