Eller onlar için kalksın semaya

Bu kutlu aylar, eşsiz fırsatlar sunmakta bizlere. Yakarmalı, dillenmeli hiç şüphesiz: Yıkasın baharın habercisi yağmurlar her yanı, erisin karlar, bitsin karakış. Bahar tüm ihtişamıyla merhaba desin insanlığa, insanımıza. Özlediği huzura erişsin, ayrı kalmışlar, yurdun ayrı kalmışlar…

0 137

  

Enes Cansever-Sydney

Mübarek üç aylar, bereket yumağı bir mevsim, kadrince erişilmesi gereken zaman dilimi. Rahmet kapıları açık.

Bu açıklığı fırsata dönüştüren ve bu manevi iklimde arınanların talihli addedildiği mübarek günler…

Recep peşi sıra Şaban ve nihayetinde Ramazan’la bu mübarek günlere elveda diyecek, ömür iktifa ederse bir sonraki bereket kuşağını gözleyeceğiz.

Her heyecanlı bekleyişin bir takım hazırlıkları beraberinde getirdiği gibi, bu manevi aylar öncesi hazırlıklar da önemli olsa gerek. Hele hele can boğazdaysa, vatan evladı dardaysa daha bir özenle hazırlanmalı elbette bu günlere.

Muhakkak ki yakarışlarımız, dualarımız ayrı bir ihtimamla ele alınmalı böylesi yangın hallerinde.

Kara kışa hazırlık yapanlar gibi olmalıyız belki de. Kış çetinse hazırlıkları, ihtiyaçları ona göre görmeli, erzağı ona göre dizmeliyiz hiç şüphesiz.

Kış nasıl bir telaşa sürüklüyor ve tedbirlere itiyorsa bizi, bu mübarek günler de ayrı bir telaşla gözlenmeli, hazırlıkları hiç kuşkusuz erkenden görülmeli.

Ön manevi arınmalar yapılmalı, ciddi bir konsantrasyon ve bekleyiş olmalı hiç şüphesiz. Bu döneme ait planlama, dua olup dilimizden düşürmeyeceklerimiz.

Bu hazırlıklar bir seferberlik hazırlığı gibi olmalı şüphesiz. Yakarış seferberliği, dua seferberliği, okuma seferberliği, arınma-yıkanma seferberliği. Göğü, gök ehlini ihtizaza getirici bir seferberlik ruhu…

Yalnız vatan evladı mı darda? Hayır, başta İslam coğrafyası olmak üzere, dünya mazlum ve mağdurlarının dualarımızla teyit edilmeleri acil bir ihtiyaç bil şüphe.

Şu memleketin haline bakar mısınız?

Yaklaşık beş yıldır tarifsiz bir şeytanlaştırmayla, tarihte emsaline nadir rastlanır bir cadı avıyla ocaklar söndürülüyor. Yüzlerce masum bu cadı avıyla hayata veda etti. 30 bine yakın insan zindanlarda.

Aileleriyle milyonlarca insan bu cadı avının muhatabı. İşsiz güçsüz bırakılan insanlar, binbir güçlükle hayata tutunmaya çalışıyor. Dağılan aileler, babasız, annesiz bırakılan evlatlar… Yurdundan ayrılıp, sevdiklerine hasret ömür törpüleyenler…

Bu ay, eşsiz fırsatlar sunmakta bizlere. Yakarmalı, dillenmeli hiç şüphesiz: Yıkasın baharın habercisi yağmurlar her yanı, erisin karlar, bitsin karakış. Bahar tüm ihtişamıyla merhaba desin insanlığa, insanımıza. Özlediği huzura erişsin, ayrı kalmışlar, yurdun ayrı kalmışlar…

10 yıl öncesinde bu topraklarda artık farklı bir hikâye yazılıyor, galiba bu kez oluyor diyenler yanıldı.

Tarih tekerrür etti, önceki dönemlerde de yer yer umutlar yeşerse de hep hayat kırıkları yaşanmıştı. Galiba oluyor, yetmez ama evet diyenler, kandırılmışlık hissiyle iki büklüm. Umutlarını başka baharlara saklayanlar var, umudunu kesenler de…

Tabii ki inkisar-ı hayaller, bitmeyen ayak oyunları, komplolar ve komplolar sonucu oluşan büyük mağduriyetler.

Cumartesi Anneleri, 772 haftadır kayıplarını arıyorlar. Kendilerince yerleri, akıbetleri meçhul, ama birilerince adresleri malum, encamları bilindik yavrularını arıyorlar.

Harbiyeli anneler yavruları için sokaklarda. Bu gencecik çocukların masumiyetini izah için çırpınıyorlar.

Lakin bu yüreği yanık anneler, bir cani gibi itilip kakılmakta, acılarına acı eklenmektedir.

Ayarları ve algılarıyla oynanmış safderun geniş kitleler bir oyun, bir eğlence izler gibi izliyorlar bu olup bitenleri.

 

Tükenen ümitler ve yeşeren hayat! 

Evet, şu kutlu günlerde eller onlar için kalksın semaya. Dileyelim, dilenelim ki onlar ve bizler böylece erelim selamete… Kapıları zorlayalım Mevla daha neler neler gösterecek.

Aylardır çıkan ve söndürülemeyen yangınlar nedeniyle kavrulan Avustralya Kıta’sındaki ormanlarında, kömüre dönen ağaçlar yeniden filizlendi.

Avustralyalı fotoğrafçı Murray Lowe, yangınların en etkili olduğu New South Wales Eyaletinde, küllerin arasından filizlenen, tomurcuklanan ağaç ve bitkilerin tekrar çıktığına tanık oldu.

Yüce Mevla kısa zamanda yeniden yeşeren bu görüntülerle bize ve ümitsizliğin yerinin olmadığını bir kez daha gösterdi…

 

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.