Şimdi muavenet zamanı!

0 488

Veda ve vefa ikiz kardeş gibi geliyor bana. Vedaya genellikle mecbur kalınır ama vefa öyle midir? Vefa, gö­nüllüdür, gönüldendir… İradidir ve aşk ile ikame edilir…

Aslında cennete veda ile başladı insanın hayatı ve vefası. Hazreti Âdem’in uzun yıllar akı­tacağı gözyaşı, tövbesi sayılacak ve bir anlamda vefa denilecekti adına belki de.

Sonra gelen her peygamber dedesi Âdem’in (as) kaderini yaşayacak, veda ede­cekti doğduğu topraklara. Yeni topraklarında ise vefalı dostlar çıkacaktı karşılarına… Adları kıyamete kadar yaşayacak olan sadakat timsali insanlar…

Şimdilerde güzel ülkemin on binlerce harikulade insanı, kun­daktaki bebeğiyle hapishaneler­de ve bir o kadarı da veda ediyor aziz vatanlarına. Yeni yurtlarına yerleşenler, yerleşik kardeşle­rinden vefayı bir duygu olmak­tan çıkarıp bizzat müşahede ediyorlar. Kendini toparlayanlar ise vefanın ayrı bir elinden tutup götürüyorlar dostlarının huzur iklimlerine…

Hâsılı, vefa şimdilerde güzel insanların avuçlarında kıtalar dolaşıyor, bir kelebek ürkekliğiyle konuyor yalnız yüreklere… Dün­yanın dört bir yanından enfes muavenet hikâyeleri yükseliyor arş-ı alâya. Her bir Hizmet insanı kardeşine maddi manevi güzel­likler sunmanın derdinde…

Bu sayımızda, veda eden gü­zel insanların vefalarını kaleme aldık. Okuyacağınız her bir yazı ve hikâye yüreklerinizi hüzün­lendirirken gözlerinizden billur damlalar akıtacak…

Cebri vedaya maruz kalan insanlar olarak vefalı olmayı istemek en güzel dualardan olsa gerek… Alvarlı Efe Hazretleri’nin duasını ödünç alıp küçük bir değişiklikle ellerimi kaldırayım, “Allah bizi vefalı eyleye…”

Keyifli okumalar efendim…

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.