Nişanlılık dönemi uzatılmalı

Evliliklerin sağlam temeller üzerine bina edilmesi için nikahta acele edilmemeli, nişanlılık döneminde gençlerin dinin gerektirdiği tesettür kurallarına uygun bir şekilde görülüp konuşmalarında bir sakınca olmadğı bilinmelidir.

0 97

Cafer Can

Evliliklerin akraba ve dostlar aracılığıyla yapılması, çoğu zaman eşlerin birbirlerini yeterince tanımadan evlenmeleri sonucunu doğurmaktadır. Buna meydan vermemek için kültürümüzde yer alan söz kesme ve nişan gibi adetler, ihmal edilmeden hakkıyla yerine getirilmelidir.

Büyüklerin tecrübelerine çok ihtiyaç hissedilen nişanlılık döneminde yapılabilecek en büyük hata, birtakım hassasiyetler gözetilerek aceleyle dini nikah kıyılmasıdır. Toplumumuzda pek fazla bağlayıcılığı olmayan ve çoğu zaman istismar aracına dönüşen bu nikah, maalesef nişandan beklenen gayeyi ortadan kaldırmakta ve istenmeyen sonuçlara yol açabilmektedir.

Evliliklerin sağlam temeller üzerine bina edilmesi için nikahta acele edilmemeli, nişanlılık döneminde gençlerin dinin gerektirdiği tesettür kurallarına uygun bir şekilde görüşüp konuşmalarında bir sakınca olmadığı bilinmelidir.

Bu dönemde iyi niyetlerle kıyılan dini nikahla, dinen karı koca olan gençler ayrılmaya karar verdiklerinde veya erkeğin düğün öncesinde vefat etmesi gibi beklenmeyen durumlarda, psikolojik sıkıntıların yanında boşanma ve miras gibi birçok fıkhi problemle de karşılaşmaktadırlar.

Bir kitap nasıl okunmalı?

Bir Müslümanın hayatında çok önemli yeri olan besmele, hamdele ve salvele kitap okumaya başlarken de ihmal edilmemelidir.

Kitabın gerçekten okunması ve azamî derecede istifade edilebilmesi için öncelikle kitabın ismi ile müsemması arasındaki irtibat kurulmaya çalışılmalı, ardından içindekiler ve mukaddime kısmı dikkatlice okunarak, kitabın ana fikri ve bize vadettikleri tespit edilmelidir. Böylece kitabın içerisinde yazılış maksadıyla bağdaşmayan gereksiz fazlalıkların veya eksikliklerin olup olmadığı anlaşılmış olur. Son olarak kitabın kaynakçasına da göz gezdirilmeli, hangi eserlerden faydalanılarak yazıldığı bilinmelidir.

Ayrıca seçilen kitaplar mümkünse müzakere edilerek okunmalı, cemaatin bereketinden istifade edilmelidir.

Hârikulâde Haller

Mûcize, Peygamberlik iddiasında bulunan bir kimsenin doğruluğunu ispatlamak için inkârcılara meydan okuyarak gösterdiği hârikulâde olaydır.

İrhâsât, Peygamberde nübüvvet vazifesine başlamadan önce görülen kerametvâri olaylardır.

Kerâmet, Cenâb-ı Hakk’ın veli kullarına ikram ve ihsanı olarak bir iddia ve meydan okuma içermeyen, gizlenmesi esas olan olağanüstü hâldir.

Maûnet, Allah’ın herhangi bir mü’min kulunu sıkıştığı anda musibetlerden koruması veya ona fevkalâde nimetler lütfetmesidir.

İstidrâc, Kâfir, zalim ve azgın kişilerin günahlarına rağmen tedrîcî olarak felakete yaklaştırılmaları adına, kendilerine bazı geçici imkân ve başarıların verilmesidir.

İhanet, Ulûhiyyet veya nübüvvet iddiasında bulunan sahtekârların elinden iddiasının tersine zuhur eden olağanüstü olaylardır.

Bunların dışında dini bir özelliği olmayan, çalışarak öğrenilen ve yapılması haram olan, sihir ve kehanet gibi olağanüstü sayılabilecek haller de vardır.

AYET

“Ey bizim kerîm Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı bol olan vehhab Sensin Sen!” (Âl-i İmrân, 8)

HADİS

“Rab olarak Allah’tan, din olarak İslâm’dan, resûl olarak da Hazreti Muhammed’den (sallallâhu aleyhi ve sellem) razı olduk.” (Müslim, İman, 11)

ŞİİR

Gerçi tâmm u nâkısı kâmil bilür

Kâmil olan, cümleyi kâmil bilür.  (S. Çelebi)

 

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.