Mutlu bir ailenin yolu sünnete tam bağlılıktan geçer

0 1.148

Saygıdeğer dert babası,

Eşimle 7 yıllık evliyiz. Aynı ilçeden hatta uzaktan akraba idi ailelerimiz. Kültürlerimiz, yaşantımız benzerdir diye düşünüp çok da tanımadan kabul etmiştim. Ama hayatım o kadar zorluyor ki beni. İki küçük evladımız da var. Hem kendi ruh sağlığım hem de çocuklarımın zarar görmesinden çok endişe ediyorum. Gittiğim bir psikiyatrist ‘zor kişilik’ dedi eşim için. Aslında en büyük zararı da kendisi görüyor. Yalnızlaşıyor, titremeler geçiriyor, tansiyonu yükseliyor. Böyle zor denen kişilerle daha az yıpranarak nasıl yaşanır?

Fikir verirseniz minnettar olurum.

Şefkat Polat, Türkiye

Değerli evladım!

Evlilik iki farklı ailede yetişmiş iki farklı fıtratın bir çatı altında hemhal olması ki, eğer ortak değerlerde buluşulamıyorsa insan için cennet yuvası yerine imtihan sebebi olabilir.

Ama bizim çabamız her ne olursa olsun muhabbetli bir ortamda yaşamak ve çocukları o atmosferde yetiştirmek. İlişkilerimizde birlikte olduğumuz insanlara kalıplaşmış belli isimler verip bir kalemde silme hakkımızın olmadığını düşünüyorum. Birlikte yaşadığımız kişiler; Hz. Âdem’den (as) kardeşimiz, sonra mümin kardeşimiz, kan bağı ile akrabamız, belki anne-babamız, eşimiz, evladımız.

Bu kişilerin yetiştiği coğrafyadan, yaşadığı ülkenin değerlerinden, genetiğinden, anne-babasının değer ve yaptırımlarından, yetiştiği dönemdeki aile ortamından gelen, bir takım özellikleri vardır. Ve bunları kesip atmak çok da kolay değildir.

Sabırla ve düzelmesi noktasında gerekli şartlara riayet ederek, ısrar ve istekle devam etmek lazım.
Zor kişiler, kişilikler ve onlarla yaşayanlar, birlikte yaşama ile ilgili beraberce rehberlik almalı. İnsan hem biyolojik, hem ruhsal ve hem de sosyal bir varlıktır. Biyolojik yapımız, ruhi yapımızı etkiler.

Yani psikolojimiz, biyolojik yapımızdan bağımsız değildir. Kansızlıktan tutun, kan şekerimize, hormonal yapımıza kadar uzanan bir dizi denge içinde olması gereken faktörler var. Önce genel bir dahili muayene ve tahliller şart. Burada devreye işinin ehli, güvenilir bir hekimin, terapistin girmesi gerekir.

Toplumumuzda da genellikle psikiyatriste, problemin kaynağı olan kişilerden çok problemden etkilenen kişiler gider.

Aslında etkilenme kelimesine bakınca en çok etkilenen zor olan kişinin kendisidir ama problemli damgası yeme korkusundan ya da psikiyatriste gitme kavramı itici geldiğinden genelde psikiyatristi reddetme daha sık gözlemlenen bir durumdur. Keşke hem sağlığımız, hem ilişkilerimiz yıpranmadan, destek almaktan çekinilmese.

Çünkü zor kişilerle yaşanırken oluşan travmaların en başında beraber yaşayan kişilerin özgüvenlerinin kaybı ya da zedelenmesi gelir.

Bundan dolayı zor kişilik yapılı insanlarla yaşayanlar öncelikle, kimliğini koruma adına kendi öz benliğine saygısını önemsemesi lazım. Hatırlanmalı ki; biz de bize emanetiz. Ayrıca kişinin eşi zor bir kişilikse, o ailede eş kendisini değersiz hissedebilir. Ve eşler birbirlerine zarar veren davranışlarla yaşarken, zarar sadece onlarda kalmayıp çocuklarını da mahveder. Çevresi, hatta toplum da zarar görür.

Evlilik yolculuğuna çıkanlar iki mütedeyyin kişi de olsalar eğer hayatı peygamberi çizgide yaşamak temelinde oturmuş bir ideal yoksa ham kimlikler değişmemişse o evde hayat zor olsa gerek… Dini hayatı hayat yapmak da; sağlam bir iman inşası ve sünneti seniyyeye tam bir bağlılıktan geçer.

İnsanı kendisinden kaçmaktan daha fazla yoran başka bir şey yoktur…

Yine burada metodumuz Efendimizden (sas): “Güzellerin güzeli güzel ahlaktır.” ve “İster zalim olsun, ister mazlum, mümin kardeşinize yardım ediniz.” Ashap, “Yâ Resûlallah! Mazlum olan kimseye yardım ederim, fakat zalime nasıl yardım edebilirim? Resûlullah Efendimiz (sas), “Zalimi, zulüm yapmaktan alıkoyarsın, işte bu ona yardımdır.”

Peki, zor kişilerin hem kendisine, hem çevresine yaptığı zulme engel olmada tavrımız nasıl olmalı? Bunu da ehil hekimlerden öğrenip uygulamalıyız.

Beklentilerimizi realize edip, ezik ya da agresif karakter görünümünden çıkıp, Allah’ın izniyle kuvvetli, özgüvenli, vakarlı, yeryüzü mirasçısı bir insan olma seviyesine yükselmemiz gerekir.

Yani bir bakıma zor insanlarla yaşamak insanın inkişaf rampasıdır.

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.