Mukabele okuyor muyuz?

Şimdi bize düşen görev, Kur’an’ın her bir harfine birden yedi yüze kadar sevapların verildiği şu mübarek Kur’an ayında onu iliklerimize kadar duyup, ‘bize nazil oluyormuş gibi’ okuyarak Rahmete mukabele etmek.
Dilara Akman

0 41

Mukabele, karşılıklı yapılan iş, karşılıklı yapılan okuma, karşılaştırma manalarına gelir.  Mukabeleye arz ve arza kökünden gelen muaraza da denilmektedir ki bu da her yıl Ramazan ayında, o zamana kadar nazil olan ayet ve sureleri Cebrail (a.s.)’in Peygamber Efendimiz’e (s.a.s.), O’nun da Cebrail’e okuması manasında bir terimdir. Kâinat durdukça insanlara bir hidayet ve nur olarak gönderilen Kur’an-ı Kerim’in okuması da yine öyle kâinat çapında büyükler tarafından yapılacaktı. Bunun üzerine Allah’ın sevgili iki elçisi, Kur’an-ı Kerim’i birbirlerine okumak üzere Ramazan ayında her gece bir araya gelmekteydi. Her yıl bir defa yapılan bu karşılıklı okuma işi Allah Resulü’nün vefat edeceği yıl iki defa yapılmıştı. Bu son yapılan okuma işine de ‘Arza-i ahire’ denilmiştir. Allah Resulü bu mukabele (karşılıklı okumanın) iki defa yapılmasından vefatının yaklaştığını anlayarak bunu sevgili kızı Hz. Fatıma’ya bir sır olarak bildirmiştir.

Bize düşen görev

Bugün bütün İslam ülkelerinde Ramazan ayı boyunca devam ettirilen ve adına da “Mukabele” denilen bu Kur’an okuma olayı o iki güzide elçinin bizlere bırakmış oldukları sünnetleri olarak değerlendirilerek bütün canlılığıyla günümüze kadar gelmiştir. Şimdi bize düşen görev, Kur’an’ın her bir harfine birden yedi yüze kadar sevapların verildiği şu mübarek Kur’an ayında onu iliklerimize kadar duyup, ‘bize nazil oluyormuş gibi’ okuyarak Rahmete mukabele etmek.
Evet Kur’an’a mukabil bir cennet az şey mi sizce? İşte bu şekilde bir mukabele görmek için mukabeleye devam edelim lütfen…

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.