Menzile iradeyle varılır

Mizaç ve huy olarak kimsenin kimseye benzemediği, zaman zaman hırs ve haset gibi çeşitli zaafların ön plana çıktığı bu dünyada, inananlar için birlik ve beraberliğin kaybedilmesi, maruz kalacakları imtihan-ların en zorudur.
Cafer Can

0 30

Yeryüzünde halife ve eşref-i mahlûk olan insan, asıl itibariyle ebed için yaratılmıştır. Bu gayeye matuf, kabiliyetlerinin ortaya çıkması ve kemale ulaşması için Allah (celle celâluhu) tarafından çok çeşitli imtihanlara tâbi tutulmaktadır. Kimi zaman emir ve nehiylerle, kimi zaman da hastalık ve musibetlerle sınanmaktadır.

Mizaç ve huy olarak kimsenin kimseye benzemediği, zaman zaman hırs ve haset gibi çeşitli zaafların ön plana çıktığı bu dünyada, inananlar için birlik ve beraberliğin kaybedilmesi, maruz kalacakları imtihanların en zorudur.

Efendimiz, bu çetin imtihandan ümmeti adına endişe etmiş ve böyle bir felaketin ümmetinden uzak olması için Cenâb-ı Hakk’a yalvarıp yakarmıştı. Ancak, akıl ve şuur sahibi bir varlık olan insanların bu birliği kendi iradeleriyle başarmaları istendiğinden, Efendimiz’in bu duası kabul edilmemiştir.

Vifak ve ittifakın bozulmaması adına iradenin hakkı verilerek yapılacak fedakarlıkların, insanı bir fazilet âbidesi hâline getireceği unutulmamalı ve birbirine küsen iki kişiden hayırlı olanın, önce selâm veren olduğunu Hadis-i şerifinin gereğince davranmaya gayret edilmelidir.

 

Öncelikler karıştırılmamalı

Tahribe maruz kalan mevzi, önce tamir sonra tahkim daha sonra da gerekiyorsa tezyin edilmelidir. Tamir ve tahkimden önce yapılan tezyin faydasız, tamirin önüne geçirilen tahkim lüzumsuz ve kendisini tahkim ve tezyin takip etmeyen tamir de çok kere göz tırmalayıcıdır.

 

Hz. Ömer’in karantina kararı

Hz. Ömer’in (radıyallâhu anh) hilâfet günlerinde, Filistin civarındaki Amvâs’ta veba salgını çıkmış ve Suriye ve Irak’a kadar yayılmıştı.

O sırada, fethedilen toprakları yerinden takip etmekte olan Hz. Ömer, Amvas’a da gitmek istemiş fakat kendisine orada veba olduğu haber verilince, Efendimiz’in salgın hastalıklar karşısındaki karantina tavsiyesine uyarak arkadaşlarıyla istişare etmiş ve geri dönmüştü.

Sahabenin ileri gelenlerinden Ebu Ubeyde b. Cerrah ve Muaz b. Cebel’le beraber otuz bine yakın insanın vefat ettiği bu salgının ardından bölgede çok ciddi bir kıtlık başlamıştı. Karantina bölgesindeki insanların temel ihtiyaçları, sosyal devlet anlayışıyla diğer eyaletlerden temin edilerek karşılanmış ve salgının olumsuz etkileri olabildiğince azaltılmıştı.

 

Kulluğun zirvesi ihlası aramaktır

Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri, ibadetlerin sırf Allah (celle celâluhu) emrettiği için yapılması gerektiğine dikkat çekmek için; cehennemden korkup ibadet edenlere cehennemin kulu (abdü’n-nâr), cennet arzusuyla ibadet edenlere cennetin kulu (abdü’l-cennet), kulluk yapmanın zevkiyle ibadet edenlere de lezzetin kulu (abdü’l-lezzet) dermiş.

  

AYET

Öyle insanlar vardır ki, Allah’a şartlı olarak kulluk eder. Şayet umduğu faydayı elde ederse onunla huzur bulup sevinir, eğer bir sıkıntı ve imtihana maruz kalırsa yüz çevirir. Böyleleri dünyasını da ahiretini de kaybetmiştir. Apaçık hüsran işte budur. (Hac, 11)

 

HADİS

Bir yerde veba çıktığını duyarsanız oraya adımınızı atmayın, bulunduğunuz yerde veba baş gösterirse, o bölgeden ayrılmayınız” (Buhârî)

 

ŞİİR 

“Sus ey dîvâne! Durmaz kâinâtın seyr-i mû’tâdı,

Ne sandın? Fıtratın ahkâmı hiç dinler mi feryâdı?

Bugün, sen kendi kendinden ümid et ancak imdâdı;

Evet, sen kendi ikdâmınla kaldır git de bîdâdı

Cihan kanûn-i sa’yin, bak, nasıl bir hisle münkâdı!

Ne yaptın? “Leyse li’l-insâni illâ mâ se’â” vardı.” (M. Akif)

80%
Awesome
  • Design
Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.