Mali iffet!

0 729

İffet; Arapça asıllı, anlamı geniş bir kelime. Türkçede bu anlamlardan birisi iffetle özdeşleştirilmiş; cinsi arzulara karşı ölçülü olma, aşırı istekleri bastırıp dinin ve aklın kontrolü altına alma, namuslu olma iffetin akla gelen tek manası olmuştur. Genelde iffetin bu anlamı üzerinde durulur ve çoğu zaman da iffet, namus ile özdeşleştirilir. Bu yazıda ayet ve hadisleri temel alarak iffetin başka bir yönü, “ekonomik/mali iffet” üzerinde duracağım.

Mali iffet; mal, kazanç ve dünyalık şeylere karşı alınan tavırla alakalıdır. İnsanın kendi el emeği ve alın teri ile kazanması, başkasının malına göz dikmemesi, izzet ve haysiyetiyle yaşaması, ihtiyacı olmasına rağmen yüzsuyu dökerek dilenmemesi gibi hususlar mali/ekonomik iffetin göstergeleridir. Kur’an ve hadislerde bu konuya ciddi vurgular vardır:

Bakara suresi, 273. ayette, sadaka vermenin daha faziletli olduğu kimselerin özellikleri şöyle anlatılır:

Kendilerini Allah yoluna vakfeden; ilme ve dine hizmet için kendi şahsi istek, arzu ve ihtiyaçlarını düşünmeyen; bütün zamanını insanlığa hizmet için ayırdığından, kendi geçimini sağlamak için çalışmaya vakit bulamayan… iffetli olduklarından dolayı da insanlardan isteyip dilencilik yapmayan, kendilerini yakından tanımayanlar tarafından, ihtiyaçları bilinmediği, hatta dilenip yüz suyu dökmedikleri için zengin/ihtiyaçsız zannedilen kimseler… İşte bunlar iffetli kimselerdir.

AYETİN TARİF ETTİĞİ İFFETLİ KİMSELER

Ayet-i kerimede Allah, Efendimize (as) “Sen onları simalarından tanırsın. Onlar yüzsüzlük ederek halktan bir şey istemezler.” buyuruyor. Kur’an, örnek bir kişilik tipi ortaya koyarak Müslüman topluma, durumları benzer olanların araştırılması ve ihtiyaçlarının karşılanması tavsiyesinde bulunuyor aslında.

Bu ayetlerin ilk muhatabı, kendilerini Allah Resûlü’nü (as) takibe adayarak dini daha iyi öğrenebilmek için bütün mesailerini harcayan, hatta 24 saatlerini O’nun etrafında geçiren Suffa ashabıdır.

Ashab-ı Suffa’nın sayısının 300’ü geçtiği zamanlar olmuştur ve çoğunun fakirliği yaptıkları fedakârlıktan kaynaklanmaktadır. Zira Ashab-ı Suffa’nın çoğu, Resûl-i Ekrem’in (as) yanından ayrılsa çalışıp kazanma güç ve imkânına sahip kimseler. Fakat onlar asgari standartlarda bir hayat yaşamış, mecbur kalmadıkça da kimseden bir şey istememişlerdir.

Peygamber Efendimiz (as) bu tür bir iffeti değişik zamanlarda nazara vermiştir. Mali iffete vurgu yaptığı bir hadiste şöyle buyurur:
“Her kim iffetli olmaya çalışır, dilenme yüzsüzlüğünden sakınırsa Allah onun iffetini korur ve arttırır.” (Buhârî, Rikak 20; Müslim, Zekât 124)

Yine Allah Resulü (sas) dua formatındaki bir hadisinde ‘iffete’ vurgu yapar, bize talepte öncelikleri öğretir:

“Allah’ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliğiyle beraber başkalarına muhtaç olmayacak kadar rızık istiyorum” (Müslim, zikr 72; Tirmizî, daavat 74; İbn Mâce, dua 2) Öncesi ve sonrasına bakıldığında bu hadisteki ‘iffetin’ öncelikli olarak istiğna, yani mali iffet olduğu anlaşılıyor.

Din, Allah için öğrenilir ve öğretilir; sırf dini hizmet yapıldığı için bir ücret beklenilmez. Bununla beraber dini ilimleri öğrenip öğretenler başka bir işle meşgul olup zaman kaybetmesin diye Müslümanlar onların geçimlerini sağlamayı üzerlerine almış, onlara yardım etmişlerdir.

İLİM İFFETİ

Osmanlı döneminde özellikle medrese talebeleri “tatil dönemi” denilebilecek ‘üç aylar’da köylere gider, halka dini meseleleri öğretir, sorulara cevap verir ve yaşayışları ile onlara örnek olurdu. Bu güzel uygulama zamanla bozulmuş, bilen-bilmeyen, ihtiyacı olan-olmayan herkes üç aylarda “cerre çıkmış” ve bir nevi dilenciliğe başlamıştır. Ulema tarafından mali iffet/istiğna korunamamış ve âlimler, ‘dini geçim kaynağı yapmakla’ itham edilmişlerdir. İşte böyle bir ortamda Bediüzzaman Said Nursi, dini geçim kaynağı yapma ithamını fiilen reddetmek için halktan bir şey talep etmemiş, hatta daha da ötesi, meşru olan hediye kabulüne bile mesafeli yaklaşmış, kimseden hediye kabul etmemeyi hayat prensibi haline getirmiştir.

Günümüzde dini değerleri dünyevi çıkarlara kurban etmemek için mali iffet her zamankinden daha önemli hale gelmiştir.

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.