Huzur için şikayeti yok edin!

0 1.128
Nurgül Solmaz Almanya

Kıymetli Dert Babası!

Ben de binlercesi gibi ülkemden ayrılmak zorunda kalan bir anneyim. Farklı kültürlere, özellikle çocuklarımın, manevi değerlerini kaybetmeden entegre olmalarını istiyorum. Bu konuda nelere hassasiyet göstermemizi tavsiye edersiniz.

Değerli evladım;

Şu ifritten süreçte âcizane birkaç teklifim olacak. Çünkü yaptığımız her hareketin olumlu-olumsuz mutlaka bir karşılığı oluyor ve bu sadece kendimizi değil çevremizdeki insanları da etkiliyor. Onun için yaptığımız her hareketi, söylediğimiz her sözü seçerek, özenle bırakmalıyız kâinata…

BİRİNCİ GÖREVİMİZ: ŞİKÂYET ETMEYELİM

Şu dönemde, eğer çocuklarımızın psikolojisini ve mana iklimini muhafaza etmek ve yaşadıkları ülkelerin olumsuz etkilerinden korumak istiyorsak, anne baba olarak ilk işimiz; halimizden, dostlarımızdan, arkadaşlarımızdan, incindiğimiz konular olsa bile, ne olur şikâyet etmeyelim. Özellikle çocuklarımızın yanında bu konuları asla konuşmayalım. Sizce Sevgili Peygamberimiz (sas), hicretindeki onca meşakkate rağmen, şartlarından şikâyet mi etti? Yoksa “(Ya Ebu Bekir! La tahsen innallahe meana) Ey Ebubekir! Hüzünlenme Allah bizimledir.” mi dedi?

O halde yapacağımız ilk iş asla şikâyet edip şeytanı sevindirmemek…

EVLADIMIZ BİZE GÜVENSİN

Dikkat edeceğimiz ikinci nokta ise, evlatlarımızın bize güvenmesini sağlamalıyız. Güven insanî ve İslami bir vasıf. Bu, özellikle aile içinde bizim vazgeçilmezimiz olmalı. Çocuklarımız her türlü konuyu, saklama gereği duymadan, saygısızca değil güvenerek anne babasına açabilmeli. Üstad Bediüzzaman Hazretleri bizlere ne demişti; “Medenilere galebe ikna iledir, icbar ile değildir.” Bunu okuyup yaşamamak olmaz. Çocuklarımızla korkutarak değil konuşarak ve sevgimizi hissettirerek iletişim kurmamız çok önemli. Ki güven; yumuşak huyu, sır saklamayı, destek olmayı, anlayışı, tamiri kapsar.

PEYGAMBERİMİZ (SAS) GİBİ ÇOCUKLARLA NAMAZ KILIN

Devam edersek, çocuklarımızla birlikte şartlarımız ne olursa olsun birlikte ve kaliteli zaman geçirmeyi rutinlerimizin başına yerleştirmeliyiz. Akşam baba eve ne kadar yorgun gelirse gelsin, çocuklar ile muhabbetle geçen biz zamanı olmalı.

Torunları ile namaz kılan, oyun oynayan, kızına “babasının annesi” diyen Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) hatırdan hiç çıkmamalı. Anneler, hanım hanıma bir araya gelme programlarını anneli kızlı ya da oğulları ile bir arada aktiviteli zaman geçirme şekline evirmeliler.

TELEFON, TABLETTE GEÇEN ZAMANLARI SINIRLAYIN

Normalde bile ergenliğin bazı farklı durumları varken şimdi buna mülteciliklerimiz, sosyal farklılıkların olduğu ülkeler, maddi imkânsızlıklar eklenince anne babalara hiç sıkıntıları yokmuş gibi daha çok sabır, gayret ve çaba düşüyor. Bulunduğumuz yerlerdeki eksiklikler, olumsuzluklar değil de olumluluklara bakmalıyız. Küçük yaştaki çocuklara bile açık olan kütüphaneler yerine çocuklarımıza emzik gibi telefon, tablet vs. sanal beyin harap ediciler vermemeliyiz. Biliyoruz ki emeksiz ürün olmaz. Yanı başımızda olduğunu zannettiğimiz çocuklar o teknolojik emziklerle elimizden kayıp gitmesin.

EVLATLARINIZI DİKKATLİ DİNLEYİN

Evlatlarımızla beraber vakit geçirmek ve onları dikkatle dinlemek en önemli alışkanlığımız olmalı. Çünkü bu, onların kendilerini kıymetli hissetmelerini sağlayacaktır. Mesela, bulunduğumuz yerlerin şartlarına göre, birlikte spor yapılabilir, bisiklete binme zamanları ayarlanabilir, sohbetli yürüyüşler yapılabilir. Ayrıca, beraber pasta, börek yapmak gibi ev işlerini bile oyunlaştırıp birlikte zaman geçirmeye vesile kılmak mümkün olabilir.

Ayrıca kendi özel yer ve durumunuza göre eklemeler yapabilirsiniz.

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.