Hizmetin Hacerlerine örnek bir rehber

0 1.822

Firavunun sarayında bir cariye.
Hazreti İbrahim (as) ve Hz. Sara annemizin Mısır’a yaptıkları tebliğ yolculuğunda Firavun tarafından Sara annemizin hizmetine verilen Habeşistan asıllı tevazu abidesi.

Ömrü çilelerle örgülenmiş ama buna rağmen hiçbir çilenin tek kelime şikâyet cümlesi kurduramadığı Allah’ın mütevekkil kulu…

Hz. İbrahim’e (as) ilk oğlunu doğuran peygamberlerin ve insanlığın gözbebeği, çağları aydınlatan Allah dostlarının büyükannesi…

Hazreti İsmail’i (as) doğurduktan sonra çölün taşlaşmış, volkanik kayalıklarının arasına kundaktaki oğlu ile bırakıldığında bile yarım kelimeyle bile memnuniyetsizlik izhar etmeyen sabrın kristal heykeli…

O Hz. İsmail’in (as) annesi,
Hz. İbrahim’in (as) kutlu eşi,
Hz. Muhammed’in (sas) büyükannesi…
O Hazreti Hacer…

Hz. İbrahim (as), ciğerparelerini çöle bırakıp dönmek için yola çıktığında arkasına bakmadı. İhtimal ki, ‘Onların yapayalnız hallerine ettiğim nazar, babalık ve kocalık duygularımı galeyana getirip beni etkisi altına almasın’ diye düşündü.

Hacer annemiz bunu anlamış olacak ki çöldeki kum tanelerinin üzerine acıklı bir ağıt gibi düşen şu cümlelerle haykırdı: “Bunu yapmanı sana Allah emrediyorsa git. O (cc) bizi zayi etmeyecektir.”
İnsanlığın tevekküle verdiği manayı değiştiren teslimiyet kahramanı…

AYETTEKİ DUANIN MUHATABI KUTLU KADIN

O öyle eşsiz bir annemiz idi ki; eşinin (Hz. İbrahim’in) onlar hakkındaki şu enfes duasının ayet olup yüzyıllara ışık olduğu bereketli bir kadın… “Ey Rabbimiz! Ailemden bir kısmını, Senin hürmetli beytinin (Kâbe’nin) yanında, ekinsiz bir vadide yerleştirdim. Namazlarını beytinin huzurunda dosdoğru kılsınlar diye, ey Rabbimiz! Sen de insanlardan mü’min olanların gönüllerini onlara meylettir ve onları meyvelerle rızıklandır ki, onlar da nimetlerinin kadrini bilip şükretsinler” (İbrahim 37)

O, yüzlerce yıldır, milyarlarca müminin gönlünde taht kurmuş müminlerin annesi…

Mekke’yi şehir hatta tüm şehirlere anne yapan annelerin annesi mütevekkil kul…

Dudakları susuzluktan yarılan oğluna su bulabilmek için akabeler arasında dizlerinin bağı çözülene kadar koşturan, granitten çaresizliği, şefkat artezyeni ile delen adeta Zemzem’in de annesi, gayret abidesi, tertemiz kadın…

Şeytanın, çöle bırakılmalarından 13 yıl kadar sonra oğlu Hz. İsmail’in (as) babası Hz. İbrahim (as) tarafından kurban edileceğini defalarca fısıldamasına rağmen zerre inandıramayan iman abidesi kutlu kadın. Şeytan demişti, “Allah emrettiği için nasıl sizi susuz bir çöle bıraktıysa yine Allah emretti kesecek oğlunu.” İnsanlık âleminin sultanı annemiz şu cümlesiyle bütün ümidini tuz buz etmişti şeytanın:

“Allah emretti ise oğlum kurban olsun.”

KIYAMETE KADAR KÂBE’NİN MİSAFİRİ

Oğluna su ararken heyecan ve gayretle koştuğu mekânların Hacc’ın bir parçası olduğu, milyarlarca Müslümanın Safa-Merve arasında sa’y ederken ayak izlerine basarak yürüdüğü müminlerin anası rehber kadın…

Kâbe’nin duvarına bitişik bir evde yaşadı. Vefat edince de evine yani Kâbe’nin gölgesine Hatim kısmına (bugün Altın Oluğun altındaki bölüm) defnedildi. Allah’ın komşusu idi kıyamete kadar da öyle kalacak seçilmiş yürek…

Doğumu, hicretleri, evladı ile çöl ortasındaki imtihanı, Safa-Merve arasındaki gayreti, oğlunun kurban edilmek istenilmesi karşısındaki teslimiyeti ile devrin muhacirlerine, annelerine, Hizmetin Hacerlerine örnek olan rehber kadın…

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.