“Hizmet Müslüman kimliğimle barışık olmamı sağladı”

“Hizmet benim için, Müslüman kimliğime rağmen değil, Müslüman kimliğimle ahenk içinde toplumsal sorumluluğun hakkını vermem için alan açtı. Müslüman kimliğimle barışık olmamı, belki de kimlik bunalımına girmemi engelledi.”

0 881

Sizce Hizmet nedir?

Bence Hizmet, ilhamını İslam dininden alan hareketler içinde günümüzde demokratik, barışçıl, çoğulcu, insan onuruna saygının hâkim olduğu bir dünya için katkı sunma adına en fazla potansiyele sahip olan harekettir. Bu potansiyeli, bilgi ve tecrübe birikimini ya zayi edeceğiz hep birlikte veya değerini bilip, kendimizi yenileyeceğiz ve temel hak ve özgürlükler için çaba sarf eden, barışçıl bir dünya için inovatif çözüm önerileri sunmaya çalışan, katkıda bulunan bir Müslüman hareket olarak devam edeceğiz.

Hizmetin amacı, hedefi nedir?

Hizmetin amacını somut 2-3 cümleye sınırlandırmak çok zor, böyle tanımlamalar hep eksik kalacaktır. Belki en muğlak haliyle, insanlığa kolektif bir şekilde faydalı olmak diyebilirim. Bunun binlerce, belki de yüzbinlerce cevabı vardır diye düşünüyorum.

Hizmette bir meseleye sahip çıkmak için, somut, birbiriyle tamamen örtüşen bir hedef birliği gerekmiyor, yapılan iyi bir işe, herkes bireysel olarak kendi içinde bunun rasyonelleştirmesini yapabilir. Mesele, iyilik ortak paydasında buluşmak. Hizmet mobilizasyon yeteneğini de tam da buradan alıyor.

Netice itibariyle, “Allah´a giden yollar, mahlûkatın nefesleri sayısıncadır“ prensibini benimseyen bir gelenekten gelen bir hareket.

Hizmet olmasaydı, sizin hayatınız nasıl olurdu?

Ben kendimi Türk kökenli bir Alman olarak tanımlıyorum, Almanya´da doğdum, büyüdüm. Dini hassasiyeti olan, Süleyman Efendi Hazretleri’ne bağlı bir aile içinde yetiştim. Belirli bir yaşa kadar dini eğitimimi, Arapça sarf, nahiv bilgilerimi hafta sonları onların kurumları sayesinde edindim. Ama okul ve dolayısıyla arkadaş çevrem tamamen Alman idi. Alman eğitim sisteminde hâkim olan sorgulama kültürünü içselleştirdim. Alman idealizminde var olan onurlu bir hayat için her bireyin sorumlu olduğu anlayışı beni ciddi manada şekillendirdi.

Toplum için, daha iyi bir hayat için, toplumsal sorunları çözmek için sorumluluk üstlenme, insan olmanın gereği olarak zihnime yerleşti. Hizmetle tanıştığımda çok umutlandım ve inanılmaz bir huzura kavuştum. Çünkü Hizmet benim için, Müslüman kimliğime rağmen değil, Müslüman kimliğimle ahenk içinde bu toplumsal sorumluluğun hakkını vermem için alan açtı.

Müslümanların da, bu ‘insan olmanın gereği’ olarak gördüğüm inisiyatifleri yürütmeleri benim kendi içimde ikilemden uzak, Müslüman kimliğimle barışık olmamı sağladı, belki de kimlik bunalımına girmemi engelledi. Dini hassasiyetleri çok yoğun olan insanların başlattığı inisiyatifleri, – sadece kendileri gibi olanlar için değil de- içinde bulunduğum toplum için yararlı olduğunu gösterdi. Alman toplumunun yaklaşık %40’ı, toplum yararına olan aktivitelerde etkin olarak gönüllü görev alıyor.

Böyle toplumsal bir atmosfer içinde, ilhamını İslam’dan alan insanların da toplum yararı için seferber olmaları, benim için çok değerli.

Hizmet olmasaydı, benim için din hayatımın bu kadar merkezinde yer alır mıydı, bilemiyorum.

Sizce Hizmet biter mi?

Dünyada Hizmet kolektif kimliğine aidiyet besleyenler oldukça, “Hizmet bitti“ iddiası gerçek dışıdır.

Dünyadaki tüm kurumlar kapatılabilir, farklı faaliyet alanları, hatta alışagelmiş tüm alanlar durdurulabilir- bu dahi Hizmetin bittiği anlamına gelmez, zira Hizmetin temelinde Allah rızası için topluma faydalı olma ideali var.

Bu ideal için insanları mobilize etmeyi başardığı müddetçe, kurumlar olsun, olmasın, Hizmet bitmez. İyilik ortak paydasında insanları buluşturmayı başardığı müddetçe, Hizmet bitmez.
Hizmet, idealine inanan insanlar var olduğu müddetçe, Hizmet bitmez.

Bundan dolayı da, gelecekte Hizmetin bitip bitmemesi, bu ideal etrafında, iyilik ortak paydasında insanları buluşturma performansına bağlı.

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.