Hedeflerimize sadık mıyız?

0 305

Hayal, Allah’ın (celle celâlühu) insanlara verdiği en büyük lütuflardan biridir.

İnsan, kendisinde bulunan bu çok değerli duyguyu, şahsi ve içtimai hayatı adına çok iyi değerlendirmeli ve büyük şeyleri gaye-i hayal haline getirmelidir. Dualarımızdaki “ve tubelliğunâ bihâ aksâ’l-gayât, -ahsene’l gayât-” ‘Allah’ım bizi gayelerin en büyüğüne, en güzeline ulaştır’ ifadeleri bu mevzuda himmetin âli tutulması gerektiğini hatırlatmaktadır.

Mü’minin en büyük gayesi, irşat ve tebliğ yaparak Cenâb-ı Hakk’ın rızasını kazanmaktır. Bu uğurda “fenâ fillâh” “seyr minallah” gibi ulaşılması gereken birçok zirve vardır.

Hayatını böyle zirveden daha öte zirvelere doğru tırmanarak sürdürenler, enaniyet, gurur ve tenkide düşmekten de kurtulur. Çünkü kendileri nihaî hedefe ulaşmamışlardır ki, başkalarını tenkit etsinler.

Bediüzzaman’ın ifadeleriyle eğer insan bir gaye için yaşamazsa ya da gayesini unutur veya unutturulursa, menfaat-perest olması ve içten içe çürümesi kaçınılmazdır.

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.