Hayatını davasına adayan adam Bekir Berk

“Mazlumların avukatı” olarak tarihe geçen Bekir Berk, Bediüzzaman Hazretleri’nin son döneminde tanıfltığı ve kendisine avukat tayin ettiği zirve bir isim. Üstad’ın iltifatına mazhar olmufl, çok okuyan, çok cevval, çok çalıflkan, çok hamiyetli, yeri doldurulamayan bir hak savunucusu.
Abdullah Aymaz

0 62

1962-1963 yıllarında Risale-i Nur hizmetini tanımakla Avukat Bekir Berk Ağabeyi de tanımış olduk. İlk defa 1964’te Uşak’ta kendisini mahkemede, bir mazlumu müdafaa ederken gördüm. Sonra da 1971’de bir günlük de olsa Hocaefendilerle beraber Bekir Ağabeyle Askeri Hapishanede kaldım.

Kendisi 1926’da Ordu’nun Uzunhisar nahiyesinin Delikkaya köyünde dünyaya geldi. Çocukluğunda hayatına yön verecek bir rüyada şu sözleri söyleyerek uyanmıştı. “Yaparım Efendim! Cebelden cebele atlarım Efendim! Binerim Efendim! Giderim Efendim!..’ Çünkü rüyasında Efendimiz’i (s.a.s.) görmüştü.

Komiser olan babasının tayini İstanbul’a çıkınca gidip İstanbul’a yerleştiler. Cuma sabahları annesiyle Ayasofya Camiine ziyarete gidiyorlardı. Bu uzun sürmedi. Bir Cuma sabahı gittiklerinde, Ayasofya’nın kapatıldığını öğrendiler. Annesi, “Başımıza bu da mı gelecekti?” diyerek ağlamaya başladı. Küçük Bekir, “Anneciğim merak etme, büyüyünce ben onu açtıracağım!” diyerek teselli etmeye çalıştı.

15 Nisan 1952’de artık çiçeği burnunda bir avukattı. “Ben, hakkını aramaktan âciz Anadolu insanına yardım etmek istiyorum. Avukatlığa Akşehir’de başlayacağım.” diye Akşehir’e gitti. Mağdur ve mazlumların hakkını korumak için davalarına girmeye başladı. Bir müddet sonra dostlarının ısrarıyla İstanbul’a dönmek zorunda kaldı.

Ayasofya’nın ibadete açılması için yazdığı bir yazıdan dolayı hakkında dava açıldı. Basının ilgisini çeken bu davadan mükemmel bir savunma yaparak beraat etti. Peyami Safa’nın ve Necip Fazıl’ın avukatlığını yaptı. Kısa zamanda “Mazlumların Avukatı” diye şöhret buldu. “Komünizmle Mücadele Dergisi”ni çıkardı. Milliyetçiler Derneği Başkanlığı yaptı.

Balıkesir’de dolaşırken, bir kitapçıda Eşref Edip Fergan’ın yazdığı “Bediüzzaman Said Nursi” kitabını alıp okudu ve çok etkilendi. Mücadelesine hayran kaldı.

Demokrat Parti milletvekili Tahsin Tola ile Bekir Berk arkadaş idiler. Tahsin Tola kendisine telefon edip Ankara’da yakalanan Nur Talebelerinin davasını alması için rica ediyordu. İşte Bekir Berk’in hayatını değiştiren telefon bu oldu.

Bediüzzaman asla yeise düşmez!

Tahsin Tola, Üstad’ın hayatını okuyup çok etkilenen Bekir Berk’e telefonda, “Davayı alabilir misin?” şeklindeki ricasına “Şimdi olmadı Tahsin Abi! Davayı alabilir misin? Ne demek “Ankara’ya gel. Bu davayı al” diyeceksin. İnançları için zindana atılan insanları savunmayacaksam bu avukatlık cübbesini neden giydim?” diye karşılık verdi.

Gazetelerde “Bediüzzaman yeise düşmüştür şeklinde bir yazı gözüne ilişince Bekir Berk yerinden fırlayıp “Bediüzzaman asla yeise düşmez!” diye haykırdı. Sonra hemen yazı makinesinin başına geçti; “Bediüzzaman yeise düşmemiştir!” başlıklı bir yazı yazdı.

Üstad Hazretleri yazıyı okuyunca “Mâşâallah, bin Bârekallah!” diyerek memnun oldu. O akşam rüyasında Üstad Hazretlerinin elini öpmüş, Üstad da onun alnına bir öpücük kondurmuştu. Bu tatlı rüyadan, çalan telefon sesiyle uyanmıştı. Mustafa Sungur Ağabey kendisine “Üstad, sizin Hüradam gazetesinde çıkan yazınızı çok beğendi, size selam ediyor!..” diyordu.

Rahmi Erdem Bey Bekir Berk’ten bahsederken şöyle diyor: “Ona ayak uydurmak mümkün değildi. Onun için imtizaç edilmesi zor bir insandı. Lügatinde ‘mazeret’ kelimesi yoktu. Mazeret üretenlerle de çalışması mümkün değildi.

Bekir Ağabeyi 1989’da umreye gittiğimde Cidde’de ziyaret etmiştim. Ayrıca vefatından önce İstanbul’da hastanede ziyaretine gitmiştim.

14 Haziran 1992’de hastanede Hakkın rahmetine kavuştu. 16 Haziran’da Fatih Camii avlusu, mahşeri bir kalabalığa sahne oldu. Cenazesi yüz binlerin elleri üzerinde Eyüp Sultan Kabristanına getirilip defnedildi. Mekânı Cennet olsun!..

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.