Günlerin üzerine düşen rahmet ve bereket cemresidir Ramazan

Zamanın altın dilimi olan şu günler, başta Türkiye ve dünyanın birçok yerinde muavenete muhtaç on binlerce insanın acısını yürekten hissedeceğimiz ve onlarla gönül köprüleri kuracağımız, yaptığımız/yapacağımız dualar ve muavenetle gönüllerin daha da birbirine yaklaşacağı fırsat günleri…
İsmet Macit

0 82

Cemrenin havaya, suya, toprağa düşmesi ve peşinden baharın gelmesi gibi ruhlar; Recep, Şaban ve Ramazan’la adeta bahara erer ve ölmüş latifeler adeta dirilir. Gönül, hasretle beklediği günlere kavuşmanın sevinciyle adeta coşar aradığını bulmanın huzuru ile ahiret boyutlu bir zirveye ulaşır.

Ramazan sahuruyla iftarıyla mukabelesi ve teravihiyle rahmet vadilerinden sağanak sağanak hediyeler getirir ruhlarımızın en muhtaç olduğu demlerde…

Bu kutlu zaman diliminde müminler, ‘kalb ve ruhun derece-i hayatına’ çıkma adına adeta kanatlanırlar.  Kirlenen ruhlar tövbe ve istiğfarla arınıp adeta cennete layık bir hale gelirler.

Ne mutlu o mümine ki Ramazan’da gönül şahikalarında gezer ve Ramazan nazlı bir misafir gibi göçüp gittiğinde tövbe ve mağfiret ırmağında yıkanmış olur.

Allah Resulü (s.a.s.) Ramazan ayında kulluğun her halinde zirveleri tutardı. Orucu, namazı, sadakası, zekatı… Sanki son anlarını yaşıyormuşçasına Ahiret yamaçlarına daha bir sokulur ve vahiy teyitli ruhunun ilhamlarını ashabı ile paylaşırdı.

Müminler Allah Resul’ünden (s.a.s.) öğrendikleri şekliyle Ramazan’da tuttukları oruçlar yaptıkları ibadetlerle bir taraftan içe dönük eksik ve arızaların tamiri diğer taraftan dünya üzerinde “insan kardeşleriyle” buluşmaya gayret ederler.

Yeryüzünün maddi manevi virüslerle boğuştuğu ve insanların evlerinde inzivaya çekildiği günlerin Ramazan’a denk gelmesiyle duaların merkezine adeta insanlık oturdu. Din dil farkı gözetmeden tüm insanlar insan kardeşleri için dualar ediyor.

Diğer taraftan şeytanların bağlandığı, rahmetin oluk oluk aktığı, kuruyan gönül bahçelerimizi suladığı Ramazan günlerinde; Kur’an’ın “mallarınızdan gizli açık infak edin (muhtaçlara dağıtın)” emrine binaen Müslümanlar vermek ve paylaşmak için birbirleriyle yarışıyorlar. Maske yapıp ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyorlar, yaşlı komşularının alışverişlerini yapıyorlar…

Efendimiz (s.a.s.) “verin, vermekle mal eksilmez” sözünü mallarını nerede harcayacaklarıyla ilgili düstur kabul eden Müslümanlar dünyanın dört bir tarafındaki ihtiyaç sahiplerine fitrelerini, sadakalarını, yardımlarını ve zekatlarını ulaştırmak için gayret ediyorlar.

“Evet aç insan dünyada ekmek yok sanır, tok ise dünyada aç yok sanır” sözünde olduğu gibi Ramazan  zenginin fakiri anlaması ve insanların acılarını daha bir derin hissetmesi için manevi bir atmosfer sunuyor.

 

Sadece karnımızı değil gönlümüzü de doyuruyorsunuz!

Yıllar önce Almanya’da toplanan yardımların bir kısmını muhtaç kimselere ulaştırmak için gittiğimiz Kamerun’un başkenti Yaoundé şehrinde tanıştığımız diş doktoru Ömer beyin yapılan yardımların onlar için ne mana ifade ettiğini veciz bir şekilde anlatmıştı: “Siz bu yardımları getirmekle sadece karnımızı değil gönlümüzü de doyuruyorsunuz. Bu yardımlar sayesinde Müslümanlığın yeryüzünde ölmediğini ve bu faaliyetlerin bize yaşama sevinci verdiğini bilmenizi isterim.”

Zamanın altın dilimi olan şu günler, başta Türkiye ve dünyanın birçok yerinde muavenete muhtaç on binlerce insanın acısını yürekten hissedeceğimiz ve onlarla gönül köprüleri kuracağımız, yaptığımız/yapacağımız dualar ve muavenetle gönüllerin daha da birbirine yaklaşacağı fırsat günleri. Rahmanın hediye gibi bahtımıza yazdığı şu günlerinde Efendimiz (s.a.s.) gibi ibadetlerimizi, dualarımızı, vereceklerimizi artırarak bayrama kavuşalım. Ve yeryüzü mustaripleriyle ramazanlaşıp bayramlaşalım…

Ne mutlu Allah’ın verdiklerini yine O’nun dediği şekilde harcamayı bilenlere, kardeşinin acısını yürekten hissedene..

Ve ne mutlu Ramazan’ı fırsat bilip tövbe ve istiğfarlarıyla affedilmiş olarak hakiki bayramı yaşayanlara…

80%
Awesome
  • Design
Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.