Efendimiz, çocuklarımıza iyi anlatılmalı

Resûl-i Ekrem’i tanıyıp anlatmadan çocuğunuzun O’nu sevmesini beklemeniz doğru değildir. O yüzden çocuklara Efendimiz’in nurlu hayatı doğru zaman ve zeminde sistemli bir flekilde anlatılmalıdır.

0 36

 

Efendimiz’in (s.a.s), çocuklara dikkatlice anlatılması gerekir. Ben şahsen Resûl-i Ekrem’in, bugün bazı kimselerce sevilemeyişini, İnsanlığın İftihar Tablosu’nun onlara çocukluk dönemlerinde tanıttırılmamasına bağlıyorum.

O’nu yakından gören, tanıyan kimseler O’nu sevmiş, O’na aşık olmuş ve O’na gönül vermişlerdir.

Asırlar ve asırlar boyu o kadar çok kimse Resûl-i Ekrem’in cazibesine kapılıp arkasından akıp gitmiştir ki, cihan tarihinde başka bir beşerin bu denli hürmet gördüğünü göstermek mümkün değildir.

Ne var ki, Resûl-i Ekrem’i tanıyıp anlatmadan çocuğunuzun O’nu sevmesini beklemeniz doğru değildir. Bir dönemde tâlihli bir zümre O’nu gözleriyle gördü. Bir zümre de görenleri

görmekle şereflendi ve onların gözleriyle O’nu görmeye çalıştı. Bu yaklaşım, Resûl-i Ekrem’in, “En hayırlı asır, benim asrım; ondan sonra da onların ardından gelen asırdır.” sözlerine bağlanabilir.

Beşerin bedevîlik devrinde, insanların ciddî bir kalp kasveti içinde çocuklarını diri diri toprağa gömdükleri.. hemen herkesin içki içtiği.. kötü ahlakın alenen yaşandığı karanlık devirlerde bir hamlede hayat-ı içtimaiyeyi ıslah eden O Zât’ın da, icraatının da, cemaatinin de eşi menendi yoktur ve olamaz da.

Evet O Zât’ın, kendi çağındaki insanların âdeta beyin hücrelerine girip kalplerine taht kurup, onların maddî-mânevî hastalıklarını bir anda tedavi ederek örnek insanlar hâline getirip evc-i kemale çıkarması öyle harikulâde bir inkılâptır ki, cihan tarihinde eşini, emsalini göstermek mümkün değildir.

O, bizim için kusursuz bir örnektir

Zamanında Roma’da, Yunanistan’da ve daha değişik ülkelerde de inkılâplar olmuştur. Ne var ki bunlar, insanî değerleri açısından çok fazla bir şey vaad etmemiştir. Hatta bu toplumlarda inkılâplar, yeni bunalımlar getirmiş ve bazı yerlerde yeniden eskiye dönülmüştür. Hatta bazı dönemler itibarıyla bu inkılâplar insanlığa hemen hemen kan ve gözyaşından başka bir şey bırakmamıştır.

İnkılâp ona denir ki o, insanların kafalarında, kalplerinde, ruhlarında, maddî-mânevî hayatlarında, duygu ve düşüncelerinde müspet değişimler meydana getirir ve onları nefsânîliğin çukurlarından a’lâ-yı illiyyîn-i insaniyete çıkarır. Sonra da temâdî ederek bir salih daireler sürecine dönüşür.

İşte nübüvvet çerçevesinde en büyük bir içtimaiyatçı olan Resûl-i Ekrem, o engin, içtimaî anlayışla bunu da yapmıştır. Bilmem ki bunların ne kadarını biliyor ve ne kadarını çocuklarımıza anlatıyoruz!.

Oysaki O, her hususta bizim için en kusursuz örnektir.

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.