Çocuklarınızın sorularını cevapsız bırakmayın

Çocuklar merak duygusu sebebiyle konuşmaya başladıktan sonra soru sormaya da başlarlar. Sordukları sorular sayesinde, dünyayı keşfeder ve pek çok şey öğrenirler. Çocuklar için bu dünyada karşı- laştıkları her şey yeni ve ilgi çekicidir. Her şeyi merak ederler, o yüzden de çok fazla soru sorarlar…

0 63

Pdg. Dilara Akman

Çocuğunuz çok mu soru soruyor? Artık bu sorulara cevap vermekten sıkıldınız mı? Hatta daha ötesi sorduğu soruları yanıtlamakta zorlanıyor musunuz? Peki çocuklar niçin bu kadar çok soru sorarlar ve onların bu soruları karşısında ne yapmak gerekir?

Çocuklar dış dünyayı kendi çabaları ile anlamaya ve çözmeye çalışırlar. Onlar için bizzat gördüklerini anlamak daha kolaydır. Fakat olayların arkalarında yatan sebepleri ve göremeyip fakat duydukları (Melek kavramı gibi..) birtakım kavramları anlamakta çok zorlanırlar.

Bunun için de bir yetişkinin yardımına ihtiyaç duyarlar. Yani onların soru sormalarının sebebi, içinde yaşadıkları dünyayı tanıma gayretidir. Ve bu sebeple soruları kesinlikle geçiştirilmemeli veya espri mal- zemesi yapılmamalıdır.

Çocuklar genellikle 3 yaş ve civarında yoğun olarak soru sorarlar ve soruların yoğunluğu 6 yaşına ka- dar devam eder. Bu dönemden sonra sorularda bir seyrelme görülür.

Bu dönemde soru yoğunluğunun fazla oluşunun en önemli sebeplerinden biri çocuğun “ben merkezci” dönemi oluşudur. Yani çocuk bütün dünyayı kendi penceresinden görmeye çalışır ve bu sebeple kendisinin dışında gelişen olayları anlamakta zorluk çeker.

Fazla soru soruşlarının bir diğer nedeni ise bu dönemde çocukların bilişsel olarak henüz soyut dü- şünememeleridir. Bu dönem çocuğu somut olan olayları veya ancak somut örneklerle izah edilebilen durumları anlayabilir.

Dolayasıyla varlığını bildiği fakat göremediği konular üzerinde çok sık soru sorar. Örneğin, “Akşamları güneş nereye gider, Allah’ın evi nerededir? Ben nasıl dünyaya geldim? Ay yürür mü?” gibi sorularla gördüklerini somutlaştırarak anlamaya çalışır.

Bunun dışında yukarıda da değindiğimiz gibi çocuklar, kimi zaman olayların ardındaki sebepleri me- rak ederler. Mesela babam niçin eve hep geç geliyor? Bu araba nasıl böyle hızlı gidiyor? Çilek neden kırmızı? vs…

Çocuklar bu soruların hiçbirini öylesine sormazlar ve kendilerini tatmin eden bir cevap beklerler.

Sorularına gülmeyin, alay etmeyin!

Ebeveyn soruları cevaplamaktan kendisini yetersiz hissediyorsa kendisini geliştirmeli piyasadaki ki- taplardan istifade etmelidir.

Cevap verirken çocuğun bilişsel durumu ve algı kapasitesi göz önünde bulundurulmalıdır. Bazen verdiğiniz cevap çocuğu tatmin etmeyebilir. Bu sebeple konuyu çocuğun aklına yaklaştırmak için birden fazla örnek vermeniz gerekebilir.

Çocuğun soruları karşısında gülmek veya sorulan soruyla dalga geçerek cevaplamak çocuğa ‘önemsenmiyorsun, sorduğun soru önemsiz’ mesajını gönderebilir. Bu da çocuğun kişilik gelişimine negatif yansır.

Çocuğunuz ne sorarsa sorsun, soru sizi ne kadar şaşırtır, mahcup eder ya da korkutursa korkutsun, yüz ifadenizin yumuşak olmasına, sesinizin çocuğunuzu anladığınızı ve cevaplama arzunuzu yansıtması- na ve başka soruları teşvik edici nitelikte olmasına çalışın.

Soruyu cevaplamadan önce “Merak ettiğin tam olarak nedir? Bunu anlarsam daha iyi cevap verebilirim” şeklinde yaklaşmak, iletişimi devam ettirmek için önem taşır.

Çocuğunuz ne soruyorsa o kadarını cevaplamayı alışkanlık haline getirin. Örneğin 5 yaştan sonra sıklıkla rastlanan “Ölünce nereye gidiliyor?” sorusunu cevaplamak için “İlginç bir soru. Bunu niye merak ediyorsun?” gibi daha açık konuşmaya yönlendiren bir tavırla yaklaşabilirsiniz.

Çocuğunuz bir yakınını kaybettiği ya da çevresinden böyle bir olayı duyduğu için rahatlatıcı bir cevap duymak istiyor olabilir. Bu nedenle cenazedeki detaylardan söz etmek çocuğunuzun aklını karıştırabilir. Kısa, onun anlayabileceği şekilde bir açıklama yapıp “Başka sormak istediğin bir soru var mı? Aklına bir soru gelirse yine sor, konuşalım” demek en doğru yaklaşım olur.

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.