Çocuklarımıza Sahabeyi sevdirmeliyiz

Evimizin bafl köflesinde Kur’an-› Kerim, Resûl-i Ekrem’in siyeri ve ashab-› kiram›n hayat›na ait kitaplar› bulundurmak ve çocuklar›m›z›n gönüllerinin onlarla beslenmesini sa€lamak, tarihî kahramanlar›m›zla onlar›n gönüllerini, gözlerini açmak ve atalar›n› onlara sevdirmek çok önemlidir.

0 103

 

Bir hadislerinde Allah Resûlü şöyle buyururlar: “Allah’ın size nimetleri karşısında Allah’ı seviniz. Beni de Allah’ın elçisi olduğum için, Allah’tan ötürü seviniz. Ehl-i Beyti mi de beni sevdiğiniz için seviniz.” (Tirmizî, Menâkıb 31)

Usûlü bulunabildiği nispette bu sevme ve sevdirme işi zor olmasa gerek. Çocuklarımıza birtakım lüzumsuz neşriyat yerine, Resûl-i Ekrem’in siyerini okutabilsek ve onların eline hiç olmazsa Muhammed Yusuf Kandehlevî’nin “Hayatü’s-Sahabe”si gibi her an müracaat edebilecekleri bir kitap versek, zannediyorum Resûl-i Ekrem’i ve onun ashabını ve onların çocuklarını tanıma fırsatı bulacaklardır.

Hatta Sahabe efendilerimiz, onların gözünde hayatlarının kahramanları olarak büyüyecek; onlara uymaya, onlara benzemeye, Hz. Hamza gibi cesaretli, Hz. Ali gibi şâh-ı merdan, Hz. Ebû Bekir gibi sadık, Hz. Fâruk-ı A’zam gibi kılı kırk yaran âdil olmaya çalışacaklardır.

Evet her zaman evimizin baş köşesinde Kur’an-ı Kerim, sonra Resûl-i Ekrem’in siyeri ve ashab-ı kiramın hayatına ait kitapları bulundurmak ve çocuklarımızın gönüllerinin onlarla beslenmesini sağlamak, tarihî kahramanlarımızla onların gönüllerini, gözlerini açmak ve atalarını onlara sevdirmek çok önemlidir.

Burada bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Felsefî biçimde ve aklî yollarla, akidemize musallat olan tereddütlere, şüphelere karşı, değişik delillere başvurmak mantığın, fikrin gereği olsa da mücerret mantığa saplanıp kalmak, bazen insanın kalbî hayatını söndürüp onu ümitsizliğe itebilir.

Yaşanmış örnekler anlatılmalı

İnsan, aklı ve fikrine ait vazifeleri yaptıktan ve bunlarla alâkalı bütün fonksiyonları yerine getirdikten sonra, pratik hayatta bu duygu ve düşüncelerin nasıl meydana geldiğine dair misalleri araştırmaya başlayacaktır.

Binaenaleyh siz, fiziğin, kimyanın, astronominin diliyle Allah’ın varlığına ve birliğine ait binlerce afakî ve enfüsî delillere sarılıp yukarıdan uzanan nuranî bir merdivenle yukarılara çıksanız da pratik hayattan misaller veremiyorsanız ve çocuk da bunlara akıl erdiremiyorsa, vereceğiniz dinî düşünceler onun zihninde felsefî nazariyeler gibi algılanacaktır.

Anlattığınız ya da anlatacağınız dinî değer yargıları ve millî meziyetlerin, tarihin belirli dilimlerinde yaşanmış olduğunu gösteremiyorsanız bunlar bazılarına ütopya gibi görünebilir.

Siz anne-baba olarak bu değerlerin yaşandığını ve yaşanabildiğini beli misallerle onlara gösterme mecburiyetindesiniz.

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.