Çocuk anne babanın sırrıdır

İnsan, kalp ve kafasını Kur’an’dan uzak tuttuğu için Kur’an müessir olmamaktadır. Hislerini Kur’an’a karşı yabanileştiren, his, fikir ve kalp aleminde o ilahi hitaba yer ayırmayan insan elbette Kur’an’dan nasipsizdir.

0 77

 

Ebu’l Vefa Hazretleri’nin oğlu sürekli elindeki çuvaldızla su taşıyan insanların tulumlarını delerek onlara eziyet edermiş. Zamanla durumdan rahatsız olan sakalar, Hak dostuna giderek oğlundan şikayetçi olurlar.

Hazret, çok iyi yetiştirdiğini düşündüğü oğlunun yaptıklarına anlam veremez ve sebebini ilk olarak kendinde ve eşinde aramaya başlar. Kendi muhasebesini yaptıktan sonra hanımına çocuğa hamileyken yanlış bir harekette bulunup bulunmadığını sorar.

Hanımı biraz düşünüp, «Çocuğa hamileyken komşunun evine gitmiştim. Orada gördüğüm portakalları canım çekti, istemeye de utandım. Komşum görmeden elimdeki tığımı meyvelere batırıp ağzıma götürdüm diye anlatınca, Ebu Vefa Hazretleri “İhtimal o hareketin evladımızda tulumları delme şeklinde tezahür etti” demiş. Hanımı gidip komşudan helallik isteyince çocuk tulumları delmekten vazgeçmiş.

Tilâvet secdesi geciktirilebilir mi?

Hanefilere göre Kur’an-ı Kerim’in on dört yerinde bulunan secde ayetlerinden her birini okuyan veya dinleyenler için secde yapmak vacip, diğer mezheplerde ise sünnettir.

Tilâvet secdesi yapılırken namazdaki gibi tahâret, kıbleye dönme, setr-i avret ve niyet şartları yerine getirilmelidir.

Tilâvet secdesi Hanefîler’e göre namaz kılmanın mekruh olduğu vakitler dışındaki bütün vakitlerde yapılabilir. Özellikle ayetler kerahet vaktinde okunmuşsa secdenin tehir edilmesi daha uygundur. Şâfiîler’e göre ise tilâvet secdesi mekruh vakitler dahil her vakitte yapılabilir.

Secde âyetini okuyan veya işiten kişi, çeşitli sebeplerle secdeyi tehir edecek ise “Semi’nâ ve eta’nâ ğufrâneke Rabbena ve ileyke’l-masîr” demesi müstehaptır.

Kur’an en büyük mucizedir

Efendimiz’in nübüvvetinin delili aynı zamanda en büyük ve ebedi mucizesi kabul edilen Kur’an-ı Kerim’in mucizevi yönlerini anlatan pek çok eser yazılmıştır.

Bu eserlerde, sadece Arapça bilen alimlerin anlayabileceği şekilde yedi farklı mucizeden bahsedilmiştir. Fakat Bediüzzaman Hazretleri toplumun hiçbir kesiminin bu mucizelerden mahrum bırakılmadığını, küçük çocukların Kur’an’ı zorlanmadan ezberlemeleri ve en küçük sesten dahi rahatsız olan hastaların büyük bir zevkle dinlemeleri gibi her kesimin hisse alabileceği mucizeler olduğunu ifade etmiş ve eserlerinde Kur’an-ı Kerim’in kırk yönden mucize olduğunu anlatmıştır.

En temel insan hakları

İslâm’da içtimaî yapı, usûl-i hamse denilen beş temel esasın korunması üzerine bina edilmiştir. Semavi dinlerin ruhunu oluşturan bu kutsal esaslar aynı zamanda evrensel hukukun da teminatı altındadır. Hocaefendi’nin hürriyetin de katılabileceğini ifade ettiği bu esaslar; canın, aklın, neslin, dinin ve malın korunmasıdır.

AYET

Onlara iyilik, bolluk geldiğinde: “Hâ işte bu bizim hakkımız! Kendi becerimizle bunu elde ettik!” derlerdi. Eğer kendilerine bir kötülük gelirse onu, Mûsa ile beraberindeki müminlerin uğursuzluklarına verirlerdi. Bilesiniz ki, iyiliği olduğu gibi kötülüğü de yaratmak, ancak Allah’ın kudretiyledir fakat onların çoğu bilmezler. (A’raf, 131)

HADİS

İyi arkadaşla kötü arkadaşın misali, misk taşıyanla körük çeken insanlar gibidir. Misk taşıyan ya sana onu ikram eder veya sen ondan satın alırsın ya da ondan güzel bir koku duyarsın. Körük çeken kimse ise ya elbiseni yakar ya da ondan kötü bir koku duyarsın. (Buhârî, Müslim)

ŞİİR

Ey tâlib-i feyz-i Hudâ gel halkaya, gir halkaya!

Ey âşık-ı nûr-i Hudâ gel halkaya, gir halkaya! (M. Lütfî)

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.