Bu dönemde en çok ihtiyacımız olan ilaç

0 1.081

İnsan gel-gitlerin ağında, her kalp atışında farklı bir düşüncenin, farklı bir niyetin, farklı bir tavır ve davranışın, farklı bir yönelişin içine girebilecek özelliğe sahip garip bir varlık. Kalbinin yanı başındaki nefis, siyah bir bulut gibi sürekli karartılar oluşturur ve kâmil insan olma adına arzu edilen seviyenin yakalanmasına fırsat vermez.

İşte bu yüzden insan her an bir ikaza, yönlendirilmeye, yenilenmeye, ıslaha ve istiğfara ihtiyaç duyuyor. Farz namazların günün beş ayrı vaktine yayılması, gecelerin teheccütle nurlandırılıp, gündüzlerin duhâ ile bereketlendirilmesi de bu sebepten. Zikrullaha, tevbeye, istiğfara ve çeşitli evrada herhangi bir zaman ve sayı sınırı konmaması ise üzerinde ayrıca düşünmeye değer bir konu.

Kur’an’da “Allah’ı çokça zikretmemiz” emrediliyor (Ahzab, 41). Buradaki “çok” emrinin bir sınırı yok. Özellikle Kelime-i tevhid (Lâ ilâhe illallah) kalbi her türlü şirkten ve şirk şaibesinden koruyacak önemli ve hayati bir iksir.

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘Lâ ilâhe illallah’ zikrini, “Hem kendisinin hem de kendisinden önceki bütün peygamberlerin söyledikleri en faziletli söz” olarak tarif buyuruyor. Bu nurani zikir diğer bütün virdlerin ırmaklar halinde içine aktığı bir okyanus mesabesindedir ve manevi hayatımızı ayakta tutan, “Latîfe-i Rabbâniye” dediğimiz kalbin de can suyudur.

“Başka ilâh yoktur, (ilâh olarak) sadece ve sadece Allah vardır” manasındaki Kelime-i tevhid, “Allah” isminin diğer bütün Esmâ-i hüsnâyı da içine alması hasebiyle, “Allah’tan başka ilâh yoktur, Allah’tan başka Ma’bûd yoktur; Allah’tan başka bizatihî Maksûd yoktur; Allah’tan başka mutlak manada Rabb, Mevlâ, Mahbûb, Mâlik-i hakîki, Rezzâk, Şâfî, Halîk…. yoktur” gibi manalara da gelir.

Dolayısıyla Kelime-i tevhîd’in tekrarla zikrine devam etmek, kalbi kendilerine bağlayan nefsani arzuların, şehvetlerin, dünyevi beklentilerin bütün bağlarını kırar. Ehlullah’a göre, “Bu zikri hayatının değişmez bir parçası haline getiren ve ne maksatla okuduğunu bilerek her gün aksatmadan yüzlerce defa tekrar eden bir insan Allah’tan başka bir Rabb, koruyucu, güç mercii, yardım istenecek makam vesaire aramaz. Kalbinde O’ndan (cc) başkasına hakiki manada yer vermez.”

Kelime-i tevhid, insanın bütün boyutlarıyla hakiki ve tahkîki tevhidi kazanmasına vesile olur. Hem de onu birden fazla sözde ilâha, rabbe, mahbuba, maksuda, mevlâya, koruyucuya, yardımcıya kul edecek, onların önünde boyun büküp gerdan kırmasına sebep olacak bir zilletten, dolayısıyla şeref, haysiyet ve izzetini ayaklar altına almaktan korur.

Bunun yanı sıra Kelime-i tevhid’in tekrarla zikri, insandaki pek çok duygu ve latifelerin de bir tevhidi olduğuna işaret eder. Aklın, düşüncenin, muhakemenin, tefekkürün, tasavvurun, hayal etmenin, iz’anın, tasdikin, itikadın, kalbin, ruhun, fuâdın, sırrın, hafinin, ahfânın… Hâsılı bütün duyuların, duyguların ve azaların tevhidi vardır.

İşte Kelime-i tevhid tekrarla zikredilerek bütün duyu, duygu ve uzuvlara Tevhid’den düşen vazife hatırlatılır ve bütün duyu, duygu ve uzuvlar Tevhid’e yönlendirilir. Bu yönlendirme yapılırken de elbette nefsin put edindiği veya edinebileceği pek çok alâkalar ve varlıklarla, pek çok sözde ilâhlar, rabbler, hâkimler, melikler, koruyucular, güç sahipleri ve mevlâlarla bütün ilgi ve münasebetleri kesilir. Böylece insan bütün varlığı ve benliğiyle, bütün ruhuyla Kelime-i tevhidi zikreder, yaşar, idrak eder ve imanda kemale ulaşır.

Bediüzzaman Hazretleri, “Bir tohumun kalbi, yani içi delindiği zaman, elbette sümbüllenip neşv ü nemâ bulamaz; ölür gider. Bunun gibi, ‘ene’ (ben) ile tabir edilen enaniyetin kalbi, “Allah, Allah” zikrinin şuâı ve hararetiyle yanıp delinirse büyüyüp gafletle firavunlaşamaz; Hâlık-ı Semâvat ve Arz’a isyan edemez. O zikr-i ilâhi sayesinde ene mahvolur” der. (Mesnevî-i Nûriye, Hubâb)

Başta Kelime-i tevhid, bütün zikirler hem enfüsteki hem hariçteki tağutları mahv ve tarumar eden ilaçlardır. Aynı zamanda kendimizi bilmeye, Rabbimizi doğru tanımaya vesile olan, karakterimizi oturaklaştıran ve zıp oraya zıp buraya gidip gelmekten kurtaran çok önemli nurani iksirlerdir.

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.