Beş kardeş

0 548
MASAL | EYLÜL KARADAĞ

Anne küçük çocuğun elini avucuna aldı. Çocuğun avucunun ortasına parmağını koydu. Ve, “Buraya bir kuş konmuş.” dedi. Tam diğer cümleyi söyleyecekti ki orta parmak haykırdı: Yeter artık! İşi biz yapıyoruz. Ama kuşu yüzük parmağı yiyor.

Kadın şaşırdı. Çocuk olanlardan bir şey anlamadı. Onlar şaşkınlıkla bakarken serçe parmak orta parmağı destekledi.

— Ben de her zaman, “Hani bana, hani bana!” diyorum. Ama kimse beni dinlemiyor. Hiçbir zaman kuştan pay alamıyorum.

İşaret parmağı söze atıldı:

— Her şeyin en güzeli onun oluyor. Üstelik en güzel, en gösterişli yüzükler de ona takılıyor. Sonra da kasım kasım kasılıyor. Bizim suçumuz ne?

Kadın onları dinlemeyip o bilindik hikâyeyi yeniden anlatmaya başladı. Yine, “Buraya bir kuş konmuş.” dedi. Tam o sırada çocuğun parmakları gerildi. Parmakların hiçbiri artık bükülmek istemiyordu. Her biri ayrı bir yere çekiyordu kendini.

Çocuk elini çekti. Ama parmakları birleşmiyordu. Kavga gittikçe ateşlendi. Nerdeyse asıl kavga unutuldu. Bu defa herkes birbirine sataşıyordu. Ne kadar eksikleri varsa ortaya döküldü. Olanları şaşkınlıkla izleyenlerden biri de başparmaktı.
Başparmak parmakların bilgesiydi. Konuşma zamanı gelmişti.

— Ne oluyor size? diye bağırdı.
Diğer parmaklar bir anda sustu.
— Siz kardeş değil misiniz?

Bu yüzden size beşkardeşler denmiyor mu? diye sordu.
Parmaklar başlarını öne eğerek söylenenleri tasdik etti. Başparmak, “O zaman dinleyin beni.” dedi.

— Hepiniz vücut ülkesinin bir parçasısınız. Bir araya geldiğinizde taşı sıksanız suyunu çıkartırsınız. Ayrı ayrı hareket ederseniz hiçbir işe yaramazınız.

Birçok ortak yanınız var. Aynı ülkede yaşıyorsunuz. Hepiniz etten kemiktensiniz. Hepinizin koruyucu tırnakları var. Hepiniz bükülebiliyorsunuz. Ve daha birçok ortak özellik sizi birleştiriyor. Ayrılmak isteseniz de birbirinizden kopamazsınız. Çünkü sizler kardeşsiniz.

Başparmak konuştukça diğer parmaklar yumuşamaya başladı. Yüzlerindeki kızgınlık ifadesi de silindi. Yavaş yavaş eğilmeye başladılar. Çocuk, tayfaların isyanını bastıran bir kaptan kadar mutluydu.

Başparmak da onların bu hâline sevinerek anlatmaya devam etti.

— Farklılıklar sizin güzelliklerinizdir. Hiç dönüp baktınız mı kendinize? Boylarınız da birbirinden farklı. Farklılıklar birbirinizden üstün olduğunuzu göstermiyor. Tam tersi bir arada işi kolay yapmanızı sağlıyor. Hepinizin boyu uzun olsaydı hiçbir işi rahat yapamazdınız. Bir gemide herkes kaptan olamaz. Tayfalara da ihtiyaç vardır.

Parmaklar söylenenleri dikkatle dinledi. Dinleyip hak verdikçe yumuldular. Yumuldukça da birbirlerine kenetlendiler. Bu candan kucaklaşmaya başparmak da eşlik etti. Ve “İşte tek yumruk olmak bu!” dedi. Biz bir arada oldukça her şeyin üstesinden geliriz diyerek birbirlerine daha sıkı sarıldılar.

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.