Anne-baba dinî vazifelerinde kusurda bulunmamalı

Çocuk, saygı, huşû, edeb ve huzuru bakışınızda, duyuşunuzda, yatışınızda, kalkışınızda hep bunları hissetmeli ve ruhu bunlarla dolmalıdır.

0 95

Hangi şartlar altında olursa olsun anne-baba dinî vazifelerinde kusurda bulunmamalı ve çocuk, kullukla alâkalı hususlarda hiçbir eksiklik müşâhede etmemelidir. Kâinatın Efendisi’nin hiç terk etmediği teheccüd namazı, hususî evrâd u ezkârı, gece kalktığında okuduğu hususî duaları vardı. O bu evrâd ve ezkârı vaktinde ifa etmediği zaman kazası gerekmediği hâlde âdeta kaza ederdi. Böylece evin içinde ve dışında başlatılan bir ibadetin hiçbir şekilde terk edilmediği gayet net olarak ortaya konmuş olurdu.

Mümin, itiyat hâline getirdiği ibadetleri terk etmemelidir. Zaten Allah Resûlü de, sahih bir hadislerinde: “İbadetin en faziletlisi az bile olsa devamlı olandır.” (Buhârî, Rikak 18) buyuruyor. Şayet gücümüz yetmiyorsa, belli bir süre sonra çocuğun gözünden düşmemek için farzların dışında yapabileceğimiz miktarla iktifa etmeliyiz. Sadece farzları, sünnetleri yapabiliyorsak, onlarda kusur etmemeliyiz.

Şayet teheccüde başlamışsak onu mutlaka devam ettirmeliyiz. Vitr-i vacibi, çocuğun gözü önünde kılmak icap ediyorsa öyle yapmalı, gece kalkıp kılınması tesirli olacaksa gece eda edilmeli.

Evvâbin, İşrak ve Duhâ namazlarını kılıyorsak aksatmamalıyız ki çocuk, “Yapılan bu şeyler bazen de terk edilebiliyor” düşüncesine kapılmasın. Böylece ibadetlerdeki ciddiyet onun benliğine mâl olsun da sizin o konudaki kusurlarınızdan dolayı sizi ikaz etsin. Evet “İşrakı kılıyor, duhâyı terk ediyorsun babacığım!” diyebilmelidir.

Ayrıca yapılan ibadetler ciddî bir huşû ve olabildiğine bir saygı içinde yerine getirilmelidir ki, çocuğun şuuraltı bu olumlu şeylerle mamur hâle gelsin.

Buraya kadar belirtmeye çalıştığımız hususlar, bizim gibi düşünenler içindir. Eğer çocuklarımızın duygulu, hisli, dindar, şuurlu, akıllı ve İslâm’ı öğrenmelerini arzu ediyorsak bizce bu işin yolu budur. Her şeye kendi yoluyla ulaşılır; böyle yürünürse netice elde edilir.

Değişik bir ifade ile çocuğun doğru yolda bulunmasını ve bir yaşama yöntemi olmasını arzu ediyorsak, bizim de bir yolumuz, yöntemimiz olmalıdır. Düşünce ve davranışlarımız her zaman aynı olmalı ki, çocuk da aynı şeyleri görerek hep aynı şeylerle meşbû bulunsun. Bunların yerine getirilmesinde dünyamızın tanzimi, ahiretimizin elde edilmesi ve çocuğun da dünya-ahiret saadetine mazhariyeti söz konusudur.

Gerçi bunlar bir perhiz ve hekim tavsiyesi gibi görünüyor ama tatbiki can sıkmasa gerek. Sabah-akşam almanız gereken ilâçları, hiç şaşırmadan ve aksatmadan alma gibi bir şey. Böylece siz dengeli bir hayat yaşamış olacak, ölçülü davranacak ve evinize de ölçüyü hâkim kılacaksınız.

Çocuk, saygı, huşû, edeb ve huzuru bakışınızda, duyuşunuzda, yatışınızda, kalkışınızda hep bunları hissetmeli ve ruhu bunlarla dolmalıdır.

Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.