Alevlerin ortasında yedi gün

Ateş, ‹brahim’de yakacak bir şey bulamamıştı. ‹brahim’in ateşi mazlumların fecir meşalesi oldu. Bir gün Hazreti ‹brahim’e, dünyada en çok zevk aldığı şeyi sordular. Cevap ibret vericiydi: “Alevlerin ortasında kaldığım o yedi gün”
Harun Tokak

0 130

Babil…

Milat öncesi 2000’li yıllar…

Babil halkı azgınlık ve Allah’a isyan içinde…

Bir gün Kral Nemrut bir rüya görür.

Rüyasında gökyüzünde bir nur parlar. Güneş, ay ve yıldızlar bu nurun ışığında kaybolur. Müneccimlerden bu rüyanın tabirini ister.

“Yeni bir peygamber ve din gelecek, senin saltanatını temelinden yıkacak.” derler.

Nemrut tarihin en zalim kararlardan birini verir: “Doğan bütün erkek çocuklar öldürülecek.”

Bu karardan sonra yüz bin bebeğin öldürüldüğü söylenir.

O günlerde İbrahim Peygamberin annesi de hamiledir. Kocası Azer’in durumunu bildiği için doğumu yaklaşınca gizlice bir mağaraya gider. Hazreti İbrahim insanlardan uzak o mağarada dünyaya gelir. Kocasına “Öldü.” der.

Saklı saklı o mağaraya gider ve Hazreti İbrahim’i gözlerden uzak büyütür. Güzeller güzeli, soylu ve içli bir delikanlı olur Hazreti İbrahim. Allah ona peygamberlik verir.

Bir akşam vakti putlara tapan kavmine doğru yolu göstermek için gökteki büyük bir yıldızı işaret eder.

“Beni yaratan bu olabilir.” der.

Yıldız batınca, “Ben batanları sevmem.” der.

Ay’ı doğarken görünce, “Rabbim bu olabilir.” der.

O da batınca, “Rabbim bana doğru yolu göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum.” der.

Güneş’i doğarken görünce de, “Rabbim bu olabilir, zira daha büyük” der.

Güneş de gurup edince dudaklarından şu sözler dökülür…

“Ey kavmim! Ben sizin (Allah’a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”

Bir bayram günü elindeki baltayla bütün putları devirdi. Putların devrilişinden bir yangın tutuştu Babil’de.

Hazreti İbrahim’i yakalayıp zindana attılar. Her türlü işkenceye göğüs gerdi. Aç ve susuz kalma, işkencelerin en hafifiydi.

Yedi yılın sonunda baktılar ki davasından dönmüyor, yakılarak öldürülmesine karar verdiler. Mademki İbrahim, inanmayanların ateşe atılacağını söylüyordu, öyleyse cezası ateşe atılmak olmalıydı.

Yüklerle odun devşirdiler, dağlar gibi odun yığdılar. İmansızlık çırasıyla ve putların intikam ateşiyle tutuşturdular odunları. Kıvılcımlar kıvılcımları kovalıyordu. Dağlar gibi alev dalgaları devrilmeye başladı göklerden.

Karanlık bastırttığında daha bir korkunç oluyordu alevler.

Başlarını göğe uzatmış ağızlarından ateşler püsküren milyonlarca ejderha gibi ürpertici uğultularla, korkunç çıtırtılarla yanıyordu odunlar.

 

Nemrut ateşe İbrahim’i değil kendini atmıştı

Nihayet Hazreti İbrahim’in alevlere atılacağı gün geldi

Bütün Babil halkı seyir için toplandı.

Başları miğferli silahlı askerler, elleri, kolları bağlı bir halde getirdiler Hazreti İbrahim’i.

Bir tiyatro…

Ateş tiyatrosu…

Perdesi alevlerden

Tek oyuncusu var Hazreti İbrahim…

Hazreti İbrahim’i mancınığa oturttular. Mütevekkildi.

O gün ateşe su taşıyan karıncadan başka yeryüzünde İbrahim’e yardım eden hiç kimse yoktu.

Her şey susmuş, her bir nesne lal kesilmiş, sebepler bitmiş, tükenmişti.

Her bir varlığın sustuğu bir anda şelaleler gibi bir ses döküldü göklerden:

“Ey ateş! Soğuk ve selametli ol İbrahim üzerine.” (Enbiya, 69)

Ateş günlerce yanmaya devam etti.

Bir hafta sonra ateş yavaş yavaş harını kaybetti.

Babilliler, gördükleri karşısında küçük dillerini yuttular.

Hazreti İbrahim, elbiseleri ile bir yaygının üzerinde öylece oturuyordu.

Ateş, İbrahim’de yakacak bir şey bulamamıştı.

İbrahim’in ateşi mazlumların fecir meşalesi oldu.

Bu bir kişinin alevlerin arasından yürüyüp çıkışı değildi, Millet-i İbrahim’in doğuş meşalesiydi.

Nemrut, “Git!” dedi, “Git buralardan, terk et buraları, terk et Babil’i…”

Nemrut ateşe İbrahim’i değil, kendini atmıştı.

Hazreti İbrahim, kendisine inananlarla birlikte Babil’in bahçelerini, o güzelim asma bağlarını, hiçbir şey almadan terk etti.

Bir gün Hazreti İbrahim’e, dünyada en çok zevk aldığı şeyi sordular.

Cevap ibret verici idi…

“Alevlerin ortasında kaldığım o yedi gün”

80%
Awesome
  • Design
Haber Bültenimize Abone Olun
Haber bülteni aboneliğini istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz.
error: Tüm içerik teliflidir. Kopyalanması yasaktır.